27 Ocak 2015 Salı

KBB EFEMERASI (5) dr. haydar ibrahim, salya taşı


Dr. Haydar İbrahim,  1880 yılında İstanbul'da doğdu. 1903 yılında Askeri Tıbbiye’den mezun oldu. Gülhane’de Wieting Paşa ve Ziya Nuri Paşa’dan Genel Cerrahi ve KBB öğrendi.  KBB’da beş yıl çalıştıktan sonra Tıp Fakültesinin Haydarpaşa’ya naklinde sınavla KBB Şefliğine tayin edildi. Cumhuriyet döneminde Şişli Etfal Hastanesi KBB Mütehassısı oldu ve uzun yıllar orada çalıştı. Türk Oto-Rino-Larengoloji Cemiyeti'nin kurucu üyelerindendir. Aşağıda onun 100 yaşındaki bir hastanın tükürük bezinden çıkarttığı 120 gramlık taşın gazete haberini ve tercümesini okuyacaksınız:

 

120 gram ağırlığındaki salya taşı!
Doktor Haydar İbrahim Bey buna dâir izâhat verirken “fennî bir rekor kırılmışdır” diyor. Mütehassıs Doktor Haydar İbrahim Bey tarafından 100 yaşında bir hastanın ağzından şimdiye kadar tesâdüf edilmemiş bir salya taşı çıkarıldığını yazmışdık. Dün bir muharririmiz bu husûsda Doktor Haydar İbrahim Bey ile görüşmüşdür. Haydar İbrahim Bey yaptığı ameliye ve çıkarılan taşın mâhiyyeti hakkında muharririmize şu izahatı vermişdir:
“ – Salya taşı; esâsen salyanın dâhilinde bulunan ma’denî mevâddın herhangi bir sebeple bir “nüve-i kilsî” etrafında tedrîcen terâküm etmesi sûretiyle husule gelir. Bu taşlar “salya” kanâtının şekline intıbâk etmek mecbûriyyeti ile sathı alelekser emles kalub kanâtın şeklini almaları sûretiyle bu şekli ahz ederler.
Eğer salya taşı gudde-i luâbiyye dâhilinden hâsıl olursa, guddenin rütûc ve cüyûbuna intıbâk etmek üzere “dut” veya buna müşâbih bir şekil ahz eder. Bu hastalığın tabiatı, “karboniyyet-i kils” milhinden mükevven olup, maraz i’tibârıyla, vahâmet göstermeyen, fakat mevcûdiyyeti ile rahatsızlık veren bir arıza-i maraziyedir. Esbâb-ı teşekkülü hakkında bir fikr-i kat’îmiz yokdur. İhtimal böbrek ve mesane taşlarının husûlüne bâis olan..  

Fotoğraf altı: Doktor Haydar İbrahim Bey ve bir hastanın ağzından çıkardığı muazzam salya taşı
________________________________________

120 gram ağırlığındaki tükürük taşı!
Doktor Haydar İbrahim Bey buna ilişkin bilgi verirken “bilimsel bir rekor kırılmıştır” diyor. Uzman Doktor Haydar İbrahim Bey tarafından 100 yaşında bir hastanın ağzından şimdiye kadar rastlanmamış bir tükürük taşı çıkarıldığını yazmıştık. Dün bir yazarımız bu konuda Doktor Haydar İbrahim Bey ile görüşmüştür. Haydar İbrahim Bey yaptığı işlem ve çıkarılan taşın içeriği hakkında yazarımıza şu bilgiyi vermiştir:
“ – Tükürük taşı; asıl olarak tükürüğün içinde bulunan madeni maddelerin herhangi bir nedenle bir “kireçsi çekirdek” etrafında yavaş yavaş birikmesi ile oluşur. Bu taşlar “tükürük” kanallarının şekline uymak zorunda olduklarından yüzeyi genellikle düz kalıp kanalların şeklini alarak bu şekli alırlar. Eğer tükürük taşı tükürük bezi içinden oluşursa, bezin girinti ve çıkıntılarına uyum sağlayarak “dut” veya buna benzer bir şekil alır. Bu hastalığın yapısı, kalsiyum karbonat tuzundan oluşmuş olup, hastalık yönünden, tehlikeli olmayan, fakat varlığı ile rahatsızlık veren bir hastalık bulgusudur. Oluşum nedenleri hakkında kesin bir fikrimiz yoktur. Bir olasılıkla böbrek ve mesane taşlarının oluşmasına neden olan..

Fotoğraf altı: Doktor Haydar İbrahim Bey ve bir hastanın ağzından çıkardığı kocaman tükürük taşı 

.

20 Ocak 2015 Salı

KBB EFEMERASI (4) dr. ziya nuri paşa'nın kartı


Dr. Ziya Nuri Birgi,  5 Ağustos 1872 de İstanbul’da doğdu. İlk ve Orta Öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra, Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye’ye  kaydoldu ve 11 Şubat 1888 de Askeri Tıbbiye’den Tıp Doktoru Diploması’nı aldı.  6 ay  Haydarpaşa Hastanesinde Tabip Muavinliği yaptıktan sonra,  1890 yılında Müsabaka Sınavı ile Emraz-ı Umumiye (İç Hastalıkları)  Ders Muavinliğine tayin edilir.  1892’de İstanbul Kolera Salgını sırasında Fatih Bölgesinden sorumlu Kolera Mücadele Hekimliği yapar. 1894 yılında Mekteb-i Tıbbiye Muallimler Meclisi’nin (Profesörler Kurulu) seçme sınavı ile  Berlin’e gönderilir. Burada, Kaiser  Wilhelm Akademisi’nde ilk sınıftan başlayarak Tıp Fakültesini yeniden okur ve 15 Mart 1898’de bu Akademi’den yeniden Tıp Doktoru Diplomasını alır. 

Hemen sonrasında, Kulak ve Boğaz Kliniğine Asistan kabul edilerek, bir yıl Charité Hastanesi Kulak Kliniğinde Prof. Trautmann ile ve bir yıl da Kulak-Boğaz Kliniğinde Prof. Fraenkel  yanında Asistanlık yaparak  KBB  Uzmanı olur. Bu eğitimi sırasında Hartmann ve  Babinski Poliklinikleri’ne devam eder. Bir ay süreyle Paris’e giderek Lermoyez  ve Castexin  Servislerinde  gözlemlerde bulunur. Asistanlığının bitiminde Leipzig ve Halle’ye giderek bilgi ve görgüsünü arttırır. Viyana’da Urbantisch ve Chiari Klinikleri’nde  incelemelerde bulunur.

1900 yılı Şubat ayında İstanbul’a dönerek Gülhane Hastanesi’nde Üzniye, Enfiye ve Hançereviye  (KBB)  tedrisine (öğretimine)  tayin edilir ve  bu Servisi yeniden kurar. 1902 yılında ilave-i memuriyetle (ek görevle)  Şişli Etfal Hastanesi’ne tayin edilir. 1908’de  Meşrutiyet’in  ilanında,  Mekteb-i  Tıbbiyelerin  tevhidiyle  (Sivil  ve  Askeri  Mekteplerin  birleştirilmesiyle)  oluşturulan  Tıp  Fakültesi’nde  Seririyat-ı  Üzniye  ve  Hançereviye  Muallimliği’ne  (Profesörlük)  intihab  edilir  (seçilir).  Haydarpaşa’daki  Kliniği  yeniden  düzenler.    1910  Balkan  Harbinin  ilanı  ile  Selanik  mıntıkasına  Ordu  Sıhhiye  Müşaviri  ve  Merkez  Hastanesi  Mütehassıslığı  ile  vazife yapar.  Eylül  ayında,  Fakülte’ye  yeniden  tayin  edilir. 1912  Harb-i  umumi  Seferberliği’nde  (I.  Dünya  Savaşı),  İhtiyat  Asker  Hastanesi  ilan  edilen  Tıp  Fakültesi  Hastanesi’ne  Sertabip  (Başhekim)  olarak tayin  edilir ve  Çanakkale  Savaşının  sonuna  kadar  bu  görevde  kalır.  1913 Temmuz’unda  İzmir  Fırkası  Askere  alma  ve Sıhhiye  İşlemlerini  tefdişle  memur  Heyet  Reisi  olarak  gönderilir  ve  bu  vazifesinin sonunda  tekrar  Fakülte  Başhekimliği ile  görevlendirilir. 1918  yılında  I.  Dünya Savaşı  sonrasında  Askerlikten  Livalık  (Tuğgeneral)  rütbesiyle  emekliye  ayrılır. 1919 senesi  Kasım ayında   Fakülte  Riyasetine  (Dekanlık)  seçilir,  bu  görevi  1,5 yıl sürer.İstiklal  Savaşı  sırasında  Fakültede  öğretimine  devam  eder. 1933  yılında Atatürk’ün  Üniversite  Reformu  sırasında  Fakültedeki  kadrosuna  son  verilir.  1 yıl sonra  fahri  olarak yeniden  Kürsü’ye  davet  edilir. 1933  Emekli  olduktan  sonra seçimlere  katılır  ve Cumhuriyet  Halk  Fırkası’ndan  (CHP)  Kocaeli  Milletvekili seçilir. 7 Kasım  1936  da  Ankara’da,  kısa süren bir  Zatürrie hastalığı  sonunda  vefat  eder.

Aşağıda Ziya Nuri Hocamızın bir kartı, üzerinde kimlik bilgileri, muayenehane adres ve telefonu ile  ve kendi el yazısı ile Fransızca "a le grand plaisir" yani “büyük bir memnuniyetle” yazısı okunmaktadır.


.
.

15 Ocak 2015 Perşembe

KBB EFEMERASI (3) dr. fikri şenocak reçetesi


Prof. Dr. Fikri Şenocak, 1925 yılında doğdu. 1942 yılında İzmir Atatürk Lisesi’ni bitirdi. 1948 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinden askeri öğrenci olarak mezun oldu. Deniz Kuvvetlerinde Hekim olarak çalıştıktan sonra Ankara GATA’da KBB Asistanı oldu. 1953-56 yılları arasında Kasımpaşa Deniz Hastanesinde KBB Uzmanı olarak çalıştı. 1958-59 yıllarında ABD’de National Navy Medical’de bulundu. Temple Üniversitesi’nde Larengoloji ve Larengeal Cerrahi ve Bronkoloji eğitim kursuna katıldı. Bir yıl süreyle Gölcük Deniz Hastanesi’nde çalıştı. Binbaşı rütbesi ile askerlikten ayrıldı. Beş yıl süreyle SSK Eyüp Hastanesinde çalıştı. 1965 yılında Doçent oldu ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde Öğretim Üyeliği’ne atandı. 1968’de Londra ve Kopenhag'a gidip orada Vestibüler Sistem ve Nörootoloji konularında araştırmalar yaptı. 1970 yılında Profesör oldu. 10 yıl süreyle Kürsü Başkanlığı yaptıktan sonra 1992 yılında yaş haddi nedeniyle emekli oldu ve 29.05.2014’te vefat etti. Ekte Fikri Şenocak Hocamızın 1983 yılına ait bir reçetesi bulunmaktadır. 


Dr. FİKRİ ŞENOCAK
K.B.B. Müt.
27.X.983
.

6 Ocak 2015 Salı

KBB EFEMERASI (2) dr. hüseyin hulki cura reçetesi


Dr. Hüseyin Hulki Cura,  1890 yılında Demirci’de doğdu. İlköğrenimini İzmir’de, Lise eğitimini İstanbul Askeri Lisesi’nde bitirdikten sonra Haydarpaşa Tıp Fakültesi’ne girdi. 1917 yılında Hekim oldu. Burada Ziya Nuri Paşa’nın yanında KBB asistan olarak çalışıp, 1919 yılında KBB İhtisasını aldı. Kurtuluş Savaşı’na katıldı ve 1922 yılında Ordu ile birlikte İzmir’e geldi. 1928 yılına kadar İzmir Askeri Hastanesi’nde KBB Uzmanı olarak çalıştı ve ayni yıl Tbp. Bnb. olarak askerlikten ayrılıp,  İzmir Devlet Hastanesi KBB Servis Şefliği’ne geçti ve 1939’da Milletvekili olana kadar bu görevde çalıştı. 10 yıl süreyle Altay Futbol Kulübü Başkanlığı yapmıştır. Ege Üniversitesi KBB Profesörü Orhan Cura’nın babası olan İstiklal Madalyası sahibi Dr. Hüseyin Hulki Cura, 11 Ocak 1982’de vefat etmiştir. Ekte Dr. Hüseyin Hulki Cura’nın 1958 yılına ait bir reçetesi görülmektedir.


DOKTOR
Hüseyin Hulki Cura
Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları
Mütehassısı
Diploma No. 2449
Telefon: 22780
    "   :  22932

Adres: Numanzade 842 Sokak No. 25-İzmir      
.